Tasavvuf Sohbetleri

Tasavvuf sohbet odaları, tasavvuf chat siteleri konusuna hoş geldiniz sevgili dostlar. Hepinize selamlar, merhabalar. Yine birlikteyiz, şimdi bu gün birazcık bir kavramdan bahsedeceğiz. Bu kavramı anlatırken tasavvuf sohbet dilini kullanacağız. Çünkü tasavvuf dili biliyorsunuz çok boyutludur. Tasavvuf sohbetleri kavramı sadece ve sadece böyle felsefi kavramlarla silsileler şeklinde akıl ve mantık çerçevesinde değil, ayrıca keşfettirici, şiirsel, sezgisel sembolik bir dil de içermektedir.

Tıpkı beynimizdeki sağ ve sol log gibidir. O açıdan bu gün bahsedeceğim bu kavramla böyle bir kaç boyuttan ele alacağız. Tasavvuf sohbet böylesi bir anlayışın ortamını tabiiki hazırlıyor. Tasavvufun dili kavram ve simgeleri birlikte barındırır. Yani hem ontolojik düzeydedir, hem kişisel düzeydedir, hem de toplumsal düzeydedir.

Tasavvuf Sohbet ve İnsan Üzerine Etkileri

Bir çok farklı açıyı, perspektifi kendisinde cem etmiştir. İşte demek istediğimiz yani, akla dönük boyutu vardır. Bir de kalbe dönük boyutu vardır. Bu kavramların onun için, tasavvuf sohbette insanı anlatırken sadece bir beden değil, bir ceset, kadavra değil, görünmez bir ruh olduğu, ama o görünmez ruhun bu ceset üzerinden de kendisini gösterdiğini fakat anlayana.

Dolayısıyla işte o ruh kendisini bu menzilde de gösterebilir. Bu menzil o ruh arasında oluşan ilişkide kişinin nefsinin mertebesi ki, onlardan da ilerideki süreçlerde bahsedeceğiz. Şimdi dediğimiz gibi insan kavramı görünmez bir ruh ile, görünür bir bedenden oluşuyor. Fakat bunların kesişiminde bir idrak, manevi bir organ, bir farkındalık noktası vardır. Kalb denen bir boyutumuz var.

Tasavvuf Sohbet

Tasavvuf Sohbet

Cem, Kalb ve Boyutsal Kesişmeler, Tasavvuf Sohbetin Önemi

Cem noktasında insan aslında bu niteliğini bu vicdanını bu varlığını kullanabildiği ölçüde insan oluyor. Görünmez bir boyutuyla, görünür boyutunun kesişimindeki kalbi yakalamış, vijdanı yakalamış insana insan deniliyor. Şimdi bunlar temel olarak iki fakat kesişiminde özel bir nokta.

Aynı için bilgi için de geçerli, bilgi edinmede de iki temel yetimiz var. Birincisi ilkelere kurallara mantık bilimine göre iş gören boyutumuz var, buna akıl boyutu deniliyor. Diğeri ise ilham yani bir keşif yolu, bir vecd yolu, böyle bir yetimiz de var. Buna da sezgi deniliyor ki, sezgi ile ilgili ilerleyen süreçlerde bir yazı yazacağız inşallah. Yani akıl boyutumuz ve sezgi boyutumuz, akıl boyutumuz dışsal kavramlarla nedensellik ilişkisidir.

Tasavvuf Sohbet ve Sezgisel Kavrayışlar, Kavramlar

Sezgi boyutumuzsa, içten kavrayışla bakın akıl da bir kavram var. Dışarıdan bir kavrama var fakat içteki sezgide ise bir ilham var, bir dolayımsızlık var ve içten bir kavrayış var. Bu gün bilim bunu bize zaten söylüyor. Yani beynin sol yarım küresi ile sağ yarımküresi arasındaki fark gibi. Sol yarım küre daha çok konuşmayla ilgilidir. Analitik düşünmeyle ilgilidir. Bölerek parçalara ayırarak yani kareler üzerinde bir filmin karesi üzerinde çalışmak, beynin sol yarımküresi ile. Fakat sağ yarımküresi ne yapıyor ? o kareleri birbiri içerisinde ilişkilendiriyor ve ordan bir anlam çıkartıyor. Notalar birbirinden kopuk, sol beyin noktasında notalar var.

Beyin Noktasında İncelemeler ve Tasavvuf Sohbetleri

Sağ beyin noktasında ise müzik var. O zaman bütün yaşamımızı gece, sağ yarım kürede rüya olarak görüyoruz. O zaman yaşamımızın özeti rüya, yani bütünsel algımız. Sağ yarım küre ise bütünsel algıyı sağlıyor. Bütünsel algıda zevk veya acı gerçekleşiyor. O yapımız işte bizim ahiretimiz gibi yani. O yapı acı mı verecek zevk mi verecek bize. Bu tamamıyla sol yarım kürede nedensellik ilişkisinde, akıl ilişkisinde yapmış olduğumuz şeylerle ilişkili.

Yani yerde ne bağlarsanız, gökte onu çözersiniz gibi. Gökler ve yer yani, sol yarım küre daha yereldir. Sağ yarım küre ise, daha gökseldir, semavidir. Bütünleyicidir. Şimdi biz bu gün yaratılış ahlak kavramına, aslında beynin hem sol yarımküresi ile hem de sağ yarımküresi ile çünkü tasavvuf sohbetin dili bu. Bu ahlak kavramı çok temel bir niteliktir.

Hz.Peygamber (S.A.V.) ve Tasavvuf Sohbet

Hz. Peygamber (S.AV.) ben güzel ahlakı tamam etmeye geldim demiştir. Güzel ahlaka vurgu yapıyor. Yine kuranda var işte bu gün dininizi tamama erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için de din olarak islamı beğendim. Burası önemli, yani peygamber aleyhisselamın söylediği bu hadis ile güzel ahlakın tamamlanması ve bu gün dininizi kemale erdirdim. dikkat edin, sağ yarım küre ne yapıyordu? barıştırıyordu, ilişkilendiriyordu. Sol yarımküredeki olan işler, sağ yarım kürede idrak haline gelmiş oluyor. O zaman bütünleyici olarak İslam aslında bütün varoluşun kendinde toplandığı bir cem makamıdır, cemdir.

Devlet bütün kurumları kendinde topluyor. İnsan bedeni ile ruhuyla kalbiyle hepsini kendisinde bulunduruyor, işte bu güzel ahlak bütünlüklü ahlak, kuşatıcı ahlak yani varlığın varoluşsal niteliğinden o parçalara nüfuz etmesi. Bir merkeze bağlı olarak diğer parçalarda geziyorsunuz. Demekki merkez güzelliktir. Ahlak ise o merkeze bağlı olarak mevcudatın tanzim edilmesidir. Birliğe bağlı olarak mevcudat tanzim olursa, güzel ahlak olmuş olur. Dinin gayesi bir ilkeye bağlı olaraktan diğerlerini yani, bir ayak kabede, diğer ayak 72 milleti dolaşabilirse din gayesini, nihayetini kabul edilmiş oluyor. 72 milleti bir etmeyen bizden değildir.

İşte bu kuranı kerimde güzel ahlak, sibgatullah yani ALLAH ın ahlakı ile ahlaklanmak, onun boyası ile boyanmak. Onun niteliklerine ve ilkelerine bürünmek ve bununla iş yapmak. İşte bu razı olunandır. Onun için kuranda allahın boyasından daha güzel boyaya sahip olan kim vardır. Bu ilkelerin dışında, bu formun, bu niteliğin dışında siz kendiniz mi uyduruyorsunuz bunları ?

Yani bu ilkelere mi uyacaksınız, yoksa kendi kişisel çıkarımlarınıza mı uyacaksınız? Biz de diyoruz ki; biz ancak sana ibadet ederiz, senin ilkelerinle iş görmeye niyet ederiz, çalışırız. Burada çabalarız, ibadet etmek ALLAH ın ilkeleri ile iş görmektir, yapabilmektir. yani allahın boyası ile boyanabilmek için allahın niteliklerine, ilkelerine, yani esmalarına bürünmemiz gerekir. Allahın ahlakı, Allahın esmalarına o elbiseye ruhumuzu üzerine giyeceğimiz elbise ateşten mi olacak yoksa nurdanmı olacak.

Allahın ahlakı ile ahlaklanmak, bu ahlak kavramı tasavvuf sohbet aslında bir kemale ulaştırmak, kendi varlığında var olma noktanı, başlangıcı kemale ulaştırmak. Bir ağacın bir elma ağacının çekirdeğinden meyve vermesine kadar, o meyvenin içindeki çekirdeğin yeniden ağaç olması, yeniden meyve vermesi ve döngüyü tamamlaması ile döngü bitmiyor. kesintisiz bir dönüş ve orda her türden meyve açığa çıkıyor. Evet sen elma ile başladın, baskın esma ile başladın. Fakat o baskın esma kemalde kendisini gösterdi. O kemalde kendini gösteren esmanın niteliğin içinden yeni bir esma daha çıktı, yeni bir tohum çıktı.

Sen artık bedenden ruha, ruhtan bilince olan sonsuz kesintisiz yolculuğunda bu güzel ahlak artık yolda olmaktır. Yani varılacak bir hedefin ötesinde bu yolda seyredebilmek, seyri sülüğü lezzet alabilmek ki, alırsın olur. İçerisinde nitelik olarak zaten lezzet ruhaniyye bu vardır. Varlığın temel özü budur, bütün her şey buna hizmet eder. Yani cennet, lezzeti ruhaniyye varlığının birliğinde o deneyimin vecdi. Her mertebede de her menzilde de o menzilin hakkını bazen derdinle, bazen dermanınla, bazen nar ile bazen nur ile, bazen lütuf ile bazen kahır ile görebilmek. Mutlak anlamda bir mutluluktan veya mutsuzluktan bahsetmiyoruz. Bir razı olma halini devam ettirme, razı olma sistem kendisini sürekli dengeleyecek.

Hayrı bildiğimiz şeylerde şer, şer bildiğimiz şeylerde hayr olabilir. Siz bilemezsiniz allah bilir, gece ve gündüz arasındaki geçişler hayatın döngüsüdür. O zaman allahın ahlakı, karanlığın ve aydınlığın, kadının ve erkeğin, cennetin ve cehennemin, günahın ve sevabın doğasının niteliğini en uygun ve en güzel şekilde açığa çıkmasıdır. Allahın hikmetine göre yasasına göre nimetleri kullanmak önemlidir. Siz hiç günah işlemeseydiniz, günah işleyip tövbe eden bir kavim yaratırdım. O zaman günah aracılığıyla insanlar bazı tecrübelere sahip olabiliyor. Karanlık içinde aydınlık bulunabiliyor.Bunların hepsi birer imtihan.

İş ki bu imtihanları doğru okuyup, bataklığı doğru anlamda kullanabilmek önemlidir. Yani bir şeyi yanlış kullandığınızda aslında alkol doktorun elinde şifanın aracı olur ken, bilinçsiz bir elde ise o alkol haramdır. Bıçak için de aynı şey geçerlidir, kullananın bilinci burada önemlidir. Zahmetlerin içerisinde nice rahmetler vardır. Allah güzeldir, güzeli sever. Allah bütünlüklüdür, bütünlüklü bakış bilincidir. Bu bütünlüklü bakış ile bu bilinç ile işlerin yapılmasını murad eder. Bunu yaparsan ALLAH ın ahlakı ile ahlaklanır, onun boyası ile boyanmış, kemale ulaşmış oluyorsun. Amacı oydu çünkü, niteliği oydu, varolma sebebi oydu.

Sen her menzil ve mertebede bilincini, iradeni kaybetmeden yol alabiliyor musun? İşte insanda mana bu iradeye yükselmektir. İnsan irade varlığıdır. Yani mürid esması, ne demektir mürid? Bütün o nitelikleri koordine eden bir irade şuurdur. Dinin esas amacı şuurlanmaktır, şuurlanmak uyanmaktır. Bu şuurlanmış kişi o şeyi niteliğine, ahlakına yani huyuna uygun olarak kullanır. Şimdi bunları aldık ve yanımıza koyduk inşallah. Burada birazcık geziyoruz. Ne dedik, dedikki tasavvuf sohbetteki kavramlar sadece matematik değildir. Yanında şiiri de barındırır, yani gece ve gündüz noktası kutupsaldır fakat tasavvuf sohbet alacakaranlık, tez ve antitez arasındaki sentez gibidir. Anne ve baba arasındaki çocuk gibidir.

O açıdan biz çocuğumuzdan çok şey öğreniriz. Çocuğumuz da bizden öğrenir, ama gerçek anlamda içimizdeki çocuğu, masumiyeti bulduğumuzda babalık rolümüzü de, diğer rollerimizi de sağlıklı oynarız. Çünkü bebek safiyetiyle aktörü, roller ise neleri temsil eder? Niteliklerimizi temsil eder. O zaman sentez noktası, aktörü roller ise kutupsallığı temsil eder. Zaman Hz.İsanın söylediği bebek gibi olmadıkça allahın melekutuna giremezsiniz. Safiyetinizle, çıplaklığınızla kendi öz varlığınızla buluştuğunuz zaman içinde bulunduğunuz zamanı ve mekanı kullanabilirseniz, bir ayak kabede, bir ayak 72 millette noktasına gelmiş oluyorsunuz.

Bu noktaya Fuat deniliyor. Manevi yani ruha bakan manevi organdır. İnsan ne dedik, görünmez bir ruh ile görünür bir bedenden oluşmuştur. Bu ikisinin arası cem denilen kalp denilen, bir yanı duygulara, diğer yanı ise ruha bakan manevi bir organdır. Bunu birazdan vicdan üzerinden de söyleyip anlatacağız inşallah. Az önce söylediğimiz tasavvuf sohbette ahlak, var olma, varlığını kemale ulaştırmayla ilgili bir kavramdır dedik.

Bu nedenle ahlakın varlık bilimsel olarak yani ontolojik düzeyde bir değeri var. Bunu bir dizgide şöyle halık, halk, ahlak ve mahluk dizgesi içerisinde bu kavramlar merdiven gibidir, pencere gibidir. Dolayısıyla evin bütününü görmek için bu pencerelere kapılara bakalım. Nasıl bir cümlede nasıl bir bütünlükte dizgi haline gelmiş.

Diyor ki bir üstad, halık diyor, mahlukunu belirli bir ahlak üzere halketmiştir. İşte bizim DNA düğümlerimiz bu, ahlak kavramını anlatırken bunun üzerinde duracağız. haluk mahlukunu belirli bir ahlak üzerine halketmiştir. Halk etmek biçim vermektir. Bu biçim verme işi, yoktan var etme şeklinde değildir. Vardır, ondan başka da yoktur ve o varlığını farklı mertebelerde gösterir, bildirir. gizli hazine, bize gizli hazinedir.

Bilinmekliği istemesi, onun varoşsal niteliği ve doğası ve yapısı açığa çıkması ve en kamil en bütünlüklü manada da insanda görünmesi gizli bir hazine idi. Bilinmeyi istedi, yani istememe gibi bir doğam yok. Çünkü doğası varolmak, açığa çıkmak, sücud, mevcudiyet kavramlarından sonra bahsedeceğiz. Potansiyel mutlaka açığa çıkacak.

En kamil manada da insanda görünecek. Ahlakı güzel ahlakı tamamı tamamlamak için gönderilmiş. Bu gün içinizden size bir resul gönderildi manası, Muhammediyet manasıyla ne olmuş oluyor, her bir insanda görülebilir ortamı oluşturabiliyor.  Yani artık devre tamamlandı ve her bir unsura bu devrenin ışığı yansıyabilir. O açıdan muhammed aleyhisselam bizatihi şahsında görülen Muhammediyet bilinci aynı şekilde senin şahsında da muhammediyet bilinci olarak kendisini duygusal düzeyde bir muhabbet olarak ilmi düzeyde bir bilim olarak bir idrak olarak kendisini gösterebilir. O açıdan muhammediyet bir bilinçtir.

Öyle müminler vardır ki ben onları hangi sır ile görüyorsam, onlar da beni aynı sır ile görürler. Bu Muhammediyet sırrıdır, bu sır her bir insanda gizli ve potansiyel olarak durmaktadır. Bu varlık ağacıının çekirdeği, tohumdan meyveye, meyveden çekirdeğe kadar olan süreci, niteliği hepsi o çekirdekte toplanmıştır. Tohumun ve ağacın bütün özellikleri o çekirdekte toplanmıştır. İşte Muhammediyet bir çekirdektir.

Efendim islami sohbet platformu olarak Tasavvuf sohbet konulu bir muhabbete imza atalım dedik, uzunca bir konu oldu. Bazı yerlerde derinlemesine, bazı yerlerde yüzeysel atıflarda bulunduk. Dini sohbet odaları ekibinden ben EzeL, islamisohbetci sloganıyla başladığımız yayın hayatına hız kesmeden devam ediyoruz. Tabi hız kesmeden derken, biliyorsunuz nefesler sayılı, hayat dediğimiz şu yalancı ortam gelip geçici. Ne zaman rabbim verdiği canı, nefesi geri alır, o zaman mecburiyetten yazmayı bırakmış oluruz. Tasavvuf sohbet konumuzun sonuna geldik. Başka bir makalede görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalınız.

https://www.islami-sohbet.org/wp-content/uploads/2022/02/Tasavvuf-Sohbet.pnghttps://www.islami-sohbet.org/wp-content/uploads/2022/02/Tasavvuf-Sohbet-300x300.pngEzeLDini Konular
Tasavvuf Sohbetleri Tasavvuf sohbet odaları, tasavvuf chat siteleri konusuna hoş geldiniz sevgili dostlar. Hepinize selamlar, merhabalar. Yine birlikteyiz, şimdi bu gün birazcık bir kavramdan bahsedeceğiz. Bu kavramı anlatırken tasavvuf sohbet dilini kullanacağız. Çünkü tasavvuf dili biliyorsunuz çok boyutludur. Tasavvuf sohbetleri kavramı sadece ve sadece böyle felsefi kavramlarla silsileler şeklinde akıl...